Followers

Evet, bu durumlarda uygulanacak varisella zoster immunglobulini (VZIG) virüsle karşılaşma ya da virüsü taşıyan bir  kimseyle yakın temas sonrasında hastalığı engeller ya da hafifletir. Ancak maliyeti yüksek ve sadece geçici korunma sağlayan bir tedavi yöntemi olduğu için VZIG sadece çok ağır ve ciddi bir su çiçeği tablosu görülme riski yüksek kişilere önerilmektedir. Bu kişiler su çiçeği aşısı olması sakıncalı kişilerdir. Bu grupta;
• Anneleri doğumdan 5 gün önce ya da doğumdan 2 gün sonra su çiçeği hastalığına yakalanmış olan yenidoğanlar
• Lösemi veya lenf kanseri olan ve aşılanmamış çocuklar
• Hücresel bağışıklık yetersizlikleri ya da diğer çeşitli bağışıklık bozuklukları olan kişiler
• Steroid içeren, bağışıklık sistemini baskılayan ilaç tedavisi görmekte olan kişiler
• Hamile kadınlar

 VZIG, suçiçeği virüsüne maruziyet sonrası eğer mümkünse hemen ya da en geç 96 saat içinde uygulanmalıdır.

Eğer hastalığa bağlı ateş 4 günden fazla devam eder ya da 38,5 0 C’nin üzerine çıkarsa doktorunuzu arayın. Su çiçeği döküntülerinin bulunduğu bölgelerde aşırı kırmızılık, yanma hissi, hassaslık ve iltihaplı sıvı akıntıları görülüyorsa bakteriyel enfeksiyon sözkonusu olabilir. Eğer su çiçeği hastalığına yakalanmış olan kişide hastalık çok ağır bir tabloda seyrediyorsa, kişi ayağa kalkmakta ya da yürümekte zorlanıyorsa, boyun sertliği sözkonusuysa, sürekli kusma, nefes almada zorluk ya da şiddetli öksürük gibi belirtiler varsa mutlaka vakit kaybetmeden doktora başvurmak gerekir.

Su çiçeği döküntülerini kaşımak enfeksiyon kapmalarına sebep olabilir. Bu sebeple hastalığa yakalanan çocukların tırnaklarını kısa ve temiz tutmak gerekir. Çocuğunuzun ateşini düşürmek için aspirin ya da aspirin içeren ürünler kullanmaktan kaçının! Aspirin kullanımı Reye Sendromu adı verilen, tüm organları özellikle de karaciğer ve beyini etkileyen ve ölüme yol açabilen bir tabloya sebep olabilir.

Su çiçeği hastalığının hangi çocukta hafif seyredeceğini ya da hangi çocukta ciddi komplikasyonlara ve hatta ölüme yol açacağını önceden tahmin etmek mümkün değildir. Günümüzde bu hastalığa karşı etkin koruma sağlayan güvenilir bir aşı mevcutken, risk almak anlamsızdır.

Evet, ancak bu çok nadir görülen bir durumdur. Pek çok insan için, su çiçeği hastalığını bir kere geçirmek hastalığa karşı ömür boyu bağışıklık sağlar.

Evet, su çiçeği hastalığı su çiçeği aşısı ile önlenebilir.

Evet! Su çiçeğine bağlı istenmeyen sonuçlar ve ölümlerin bir çoğu su çiçeği hastalığına yakalanmadan önce hiçbir sağlık problemi bulunmayan çocuk ve yetişkinlerde görülmektedir. 1990-1994 yılları arasında, su çiçeği aşısı geliştirilmeden önce, her yıl 50 çocuk ve 50 yetişkin suçiçeği sebebiyle ölmekteydi ve bu insanların bir çoğu da hastalık öncesinde hiçbir sağlık problemi bulunmayan insanlardı. 1999 ve 2000 yıllarında elde edilen raporlar da sağlık problemi bulunmayan, ancak su çiçeği aşısı olmamış yetişkin ve çocuklarda su çiçeği hastalığına bağlı ölümlerin devam ettiğini göstermektedir. Su çiçeği sebebiyle yaşamını yitiren pek çok yetişkinin hastalık mikrobunu aşılanmamış çocuklarından kaptıkları belirlenmiştir.

Su çiçeği hastalığına bağlı ciddi sorunlar arasında deri, deri altı dokuları, akciğerler (zatürre), eklem yerleri gibi vücudun çeşitli bölgelerinde veya kanda görülen bakteriyel enfeksiyonlar yer alır. Ayrıca direk virüs enfeksiyonuna bağlı viral zatürre, kanama problemleri ve beyin iltihabı (ensefalit) gibi diğer çok ciddi komplikasyonlar da görülebilir. Su çiçeği aşısı geliştirilmeden önce, ABD’de her yıl su çiçeğine bağlı 11.000 hastaneye yatma vakası ve 100 ölüm vakası görülmekte; her hafta 1 çocuk ve 1 yetişkin bu hastalıktan dolayı hayatını kaybetmekteydi.


Su çiçeği, çocuklarda genellikle 5-10 gün boyunca devam eden bir hastalıktır. Çoğunlukla 5-6 günlük bir okula devamsızlık süresine yol açar. Su çiçeği hastalığına yakalanan çocukların yarısı yüksek ateş, şiddetli kaşıntı ve rahatsızlığa yol açan döküntüler, sıvı kaybı ya da baş ağrısı gibi semptomlar sebebiyle doktora başvurmaktadırlar. Her 10 çocuktan 1’inde de, yine doktor müdahalesi gerektiren, cilt enfeksiyonları ya da diğer ciddi enfeksiyonlar, kusma ve ishale bağlı sıvı kaybı, zatürre gibi ciddi sorunlar görülür.
Su çiçeği hastalığına bağlı ciddi sorun görülme riski daha yüksek olan gruba küçük çocuklar, gençler, yetişkinler ve hastalık ya da uzun süreli ilaç tedavisine bağlı olarak bağışıklık sistemi baskılanmış kişiler girmektedir.


Su çiçeği varisella-zoster virüsünün sebep olduğu, vücutta kaşıntılı, kırmızı döküntüler, yorgunluk ve ateş ile kendini gösteren bulaşıcı bir hastalıktır. Su çiçeği döküntüleri ilk olarak gövde ve yüzde ortaya çıkar ve 250-500 veziküle kadar çoğalarak tüm vücuda yayılabilir. Su çiçeği vakalarının çoğu 15 yaşından küçük kişilerde görülür. 

Su çiçeği hastalığı nasıl bulaşır?
Su çiçeği son derece bulaşıcı bir hastalıktır ve insandan insana direk temas veya enfekte kişinin hapşırması ya da öksürmesi esnasında havaya yayılan virüsün diğer kişiler tarafından solunmasıyla bulaşır. Hasta kişi ilk döküntülerin belirmesinden 1-2 gün öncesinden başlayarak vücuttaki tüm içi sıvı dolu döküntüler kabuk bağlayana kadar geçen süre boyunca hastalığı bulaştırmaya devam eder. Enfekte bir kişiyle temas yoluyla su çiçeği virüsünü alan kişide su çiçeği hastalığının ortaya çıkması 10-21 gün alabilir.